Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Berat Albayrak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

Bir röntgen cihazından alacağınız radyasyon, bir nükleer santralden 1 yılda alacağınız radyasyondan daha fazla

10 Ağustos 2017 tarihinde Habertürk TV'de söylendi.
Okuma Süresi   4 Dakika
Konu Başlığı: Enerji

Bir Nükleer Santralin Yaydığı Radyasyon Miktarı Ne Kadar?

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, HaberTürk TV’de katıldığı bir programda şunları söyledi:

Klasik ama eski Türkiye'nin jargonlarını diline dolamış malum kesimlerin söylemleri… Bizim nükleerle ilgili, yerli kömürle ilgili çalışmalarımız olacak. Dünyada 450'den fazla nükleer santral var. Bir röntgen cihazından alacağınız radyasyon, bir nükleer santralinden 1 yılda alacağınız radyasyondan daha fazla.

İlk olarak, daha basit olan kısmı aradan çıkaralım: Dünya’da 27 Kasım 2016 itibariyle aktif olarak çalışan 450 adet, yapım aşamasında olan 60 adet nükleer santral bulunuyor. Aktif nükleer santrallerin 99 tanesi ABD’de, 58 tanesi Fransa’da, 43 tanesi Japonya’da bulunmaktadır. 8 nükleer santrali bulunan Almanya, 7’şer santralli İspanya ve Belçika, 5 santralli İsviçre, bu santrallerini kademeli olarak kapatma kararı almıştır. Her ne kadar son yıllarda kapanan nükleer santrallerin sayısı yeni açılanlardan daha fazla olsa da, inşa edilenlerin kapasitesinin daha yüksek olması dolayısıyla Dünya’nın genel nükleer enerji üretimi artış göstermiştir. Dolayısıyla Bakan Albayrak’ın iddiasının Dünya’daki nükleer santrallerle ilgili kısmı doğrudur.

Öte yandan “röntgen cihazı” ya da “X-Ray” olarak bilinen cihazın, nükleer santrallerden saçılan radyasyon miktarından daha fazla olduğu konusu birazcık daha muğlaktır. Zira nükleer santraller durup dururken etrafa dikkate değer bir radyasyon saçmazlar; ancak atıkları zehirlidir ve patlamaları veya hasar görmeleri halinde çok ciddi radyoaktif ışınıma neden olurlar. Yine de, analiz amacıyla bazı temel bilgiler verelim:

Normalde radyasyon Geiger Sayacı adı verilen bir cihaz ile ölçülür. Ancak bu, ışıma miktarı ile ilgilidir ve doku hasarıyla ilgili doğrudan bilgi vermez. Doku zararını tespit etmek için sievert (Sv) veya milisievert (mSv) birimleri kullanılır. Bu birim, iyonize radyasyonun dokular üzerindeki biyolojik zararını ölçmek için kullanılır.

Her Radyasyon Zararlı mı?

Bu noktada belirtmekte fayda var: Her tip radyasyon sanılanın aksine zararlı değildir. Özellikle iyonize radyasyon denen radyoaktif ışıma tipi zararlıdır. Yani örneğin mikrodalga fırınların veya cep telefonlarının yaydığı radyasyonun dikkate değer bir zararı bulunmamaktadır. Buna karşılık, nükleer santrallerde bulunan iyonize radyasyon, son derece tehlikelidir. Bu nedenle nükleer santraller aşırı yoğun güvenlik önlemlerine sahiptir.

X-Ray taramasına benzer bir yöntem olan bilgisayarlı tomografi (CT), en çok iyonize radyasyon saçılan yöntemlerden birisidir. Hiroşima Saldırısı’ndan kurtulan 25.000 kişi üzerinde yapılan bir araştırmada, 50 mSv radyasyona maruz kaldıkları tespit edilmiştir. Bu miktar, 2-3 CT taramasından elde edilen miktara eşittir. Dolayısıyla iyonize radyasyona dayalı görüntüleme yöntemlerinin yüksek radyoaktiviteye sahip oldukları söylenebilir.

2008 yılında Radiology dergisinde yayımlanan bir makaleye göre, şöyle bir tablo hazırlamak mümkündür:

Bir insanın yıllık olarak alabileceği güvenli iyonize radyasyon miktarı 3,65 mSv dolaylarındadır. Dolayısıyla bu tabloya bakarak, her bir işlemin ne kadar tehlikeli olduğu tespit edilebilir. En çok radyasyon alımına sebep olan X-ray taraması bile (omurga), en fazla 1,1 mSv radyasyona maruz bırakmaktadır. Bilgisayarlı tomografi ise çok daha fazla radyasyon yayan bir yöntemdir. Şunu da vurgulamak gerekir ki, bu güvenli dozun üzerine her çıkıldığında kanser olunacak diye bir durum yoktur; bu, risk faktörleri ile ilgili bir düzeydir. Unutmamak gerekiyor ki her cisim çeşitli seviyelerde radyasyon saçar. Örneğin tuğla veya çimento ile yapılan bir binada oturan herkes yılda 0,7 mSv, bir insanın yanında uyuyan biri yılda 0,0009 mSv radyasyona maruz kalmaktadır. Risk düzeyinin altındaki seviyede radyasyon almanın vücuda herhangi bir zararı yoktur. Ancak insanların mümkün olduğunca yıllık 3,65 mSv düzeyinin altında kalması tavsiye edilir.

Buna karşılık, bir nükleer santralin 80 kilometre civarında yaşayan bir insanın yıllık alacağı radyasyon miktarı 0,0009 mSv düzeyindedir. Bu düzey, bir insanın örneğin muz yerken aldığı radyasyon seviyesinden daha düşüktür. Fukushima felaketinden hemen sonra şehre giden insanlar, yılda 3,5 mSv düzeyinde radyasyona maruz kalmışlardır.

Bu sayıları göz önüne alacak olursak, bir nükleer santralin civarında bulunan birinin yılda aldığı radyasyon miktarının, birçok X-ray taramasından ve tüm CT taramalarından daha az olduğu görülür. 

Sonuç olarak;

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak 'ın İddiasında Doğruluk Payı Vardır.

Bu iddia kontrolüne dair itirazlarınız varsa bize ulaşabilirsiniz.
MUTLAKA İZLEYİN:

Eğitim Durumuna Göre İşgücü Verileri