Rapor %2,8’lik nüfus artışıyla bu alanda diğer Avrupa şehirlerini geride bırakan, diğer taraftan son elli yılda giderek daha sıcak ve kuru bir iklime sahip bir hale gelen İstanbul’un endeks skorunu 3,5 olarak belirlemiş. İleriki yıllardaki su kıtlığı riskini Melen Çayından yapılacak su transferi ile çözmeyi planlayan İstanbul nüfusunun tamamı şebeke suyuna erişebiliyor. Yılda %3-4 arasında
büyüyen ambalajlı su pazarında büyük payı olmasına rağmen, İstanbul’daki içme suyu numunelerinin %90’lık bir kısmının gerekli sağlık ve kalite standartlarını karşılıyor oluşu ise düşündürücü bir konu. Ankara’nın aksine, atıksu arıtma tesislerine bağlantısı olan nüfus oranı düşük olan İstanbul, katı atık yönetimi, yeşil alanların varlığı ve halkın katılımı göstergelerinde Ankara gibi zayıf bir performans sergiliyor. Raporun dikkat çektiği diğer bir nokta ise, büyüyen nüfusları ile Ankara ve İstanbul’un yeni su yatırımları için cazip şehirler olması.