Peki, kanserin bazı türlerini tedavi ettiği gibi ciddi bir iddianın doğruluğu nasıl kontrol edilir? Böyle bir iddiayı kontrol etmek için öncelikle elimizdeki hastalıkların güncel tedavi yöntemlerine bakmak gerekir. Rahim (rahim ağzı ve rahim içi dahil) ve yumurtalık kanserleri için tıp dünyasında standart tedaviler cerrahi müdahale, kemoterapi, radyoterapi ve bazı durumlarda immünoterapidir. Bu yöntemler Amerikan Kanser Derneği gibi kurumların kılavuzlarında yer alan
yöntemlerdir. Dolayısıyla yalnızca zencefil çayı değil, herhangi bir bitkinin tek başına bir kanser türünü tedavi edebileceğine dair bilimsel bir veri veya öneri bulunmuyor. Bilimsel araştırmalar, bazı bitkilerin etken maddelerinin belirli hastalıkların belirli aşamalarında iyileşme sürecine katkı sağlayabileceğini gösterse de bu, söz konusu hastalığın yalnızca o bitkiyle tedavi edilebileceği anlamına gelmez. Ne var ki bu tür araştırma sonuçları çoğu zaman sosyal medya platformlarında çarpıtılarak sunuluyor. Örneğin, zencefilin bazı bileşenlerinin laboratuvar ortamında rahim içi kanser hücrelerinin büyümesini durdurduğunu veya yumurtalık kanseri hücrelerinin yayılımını azalttığını gösteren çalışmalar
mevcut. Ancak bu bulgular hücre kültürü seviyesindedir. Yani insanlarda zencefilin rahim içi kanseri iyileştirdiğini göstermiyor ve klinik bir tedavi önerisi sunmuyor. Başka bir
araştırmada, zencefildeki 6-gingerol adlı madde tek başına çok etkili bulunmamış. Ancak kemoterapide kullanılan sisplatin adlı ilaçla birlikte verildiğinde, kanser hücrelerini daha kolay öldürdüğü gözlenmiş. Yani zencefil burada ilaca yardımcı olmuş gibi görünüyor. Fakat bu deneyler sadece laboratuvar ortamında ve hayvanlar üzerinde yapılmış. Bu çalışmadan da insanlarda “zencefil tek başına yumurtalık kanserini tedavi eder” sonucunu çıkarmak mümkün değil.