Bu çerçeveyi daha da geriye götüren bir örnek de Emin Çölaşan’ın 1998’de Hürriyet’te yayımlanan
yazısı. Çölaşan, Refah Partili bazı siyasetçilerin
“Çankaya’nın adı niçin Çan-kaya? Orada gavurun çanı mı var? Orası inşallah bizim zamanımızda Ezan-kaya olacak” dediğini aktarıyor. Dolayısıyla Ezantepe anlatısı tarihsel bir Osmanlı adı olmaktan ziyade, sonradan üretilmiş ve “Ezankaya” tartışmalarından beslenen bir yanlış aktarım.