29 Ekim’de Birleşmiş Milletler, Sudan’ın güneybatısındaki El-Faşir kentinde bir hastaneye düzenlenen saldırıda 460 hasta ve yakınının hayatını kaybettiğini
açıkladı. Bu olayla gözler Sudan’a çevrildi. Ülkede 2023’ten bu yana süren iç savaşta, kesin rakam bilinmemekle birlikte ölü sayısının 150 bini aştığı
tahmin ediliyor. Çatışma, Sudan ordusu (SAF) ile paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasında Nisan 2023’te başladı. Her iki taraf da 2021’deki askeri darbeyle kurulan geçici askeri yönetimin parçasıydı. Ancak RSF’nin orduya katılma süreci ve komuta yapısı konusundaki anlaşmazlıklar, uzun süredir devam eden güç mücadelesini savaşa dönüştürdü. Savaş önce başkent Hartum’da yoğunlaştı, ardından batıdaki Darfur ve güneydeki Kordofan bölgelerine yayıldı. Darfur’da RSF ve Arap milislerin gerçekleştirdiği katliamlar, özellikle Masalit halkına yönelik sistematik şiddet nedeniyle uluslararası kuruluşlarca “soykırım” olarak
tanımlanıyor. Çatışmalar 8 milyondan fazla insanı yerinden etti, 3,5 milyondan fazlası komşu ülkelere sığındı. Açlık, kolera ve çocuk ölümleri yaygın hale geldi. Birleşmiş Milletler’e göre Sudan bugün dünyanın en ağır insani krizini yaşıyor; nüfusun yarısından fazlası, yani yaklaşık 25 milyon kişi, temel gıdaya
erişemiyor.