Zaman Tüneli
3'
Soğuk Savaş’tan Bugüne ABD’nin Güney Amerika’ya Müdahaleleri
PolitikaTarih
İlk yayın :
14 Ocak 2026
ABD’nin 3 Ocak 2026’da Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu hedef alarak başlattığı ve Operation Absolute Resolve (Mutlak Kararlılık Operasyonu) adını verdiği askeri müdahale, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Washington, gece yarısı düzenlenen bu operasyonla Maduro ve eşini başkent Caracas’taki korunaklı yerleşkelerinden alarak gizlice ülke dışına çıkardı. ABD yönetimi, operasyonu Maduro rejiminin uyuşturucu kaçakçılığı ve terör bağlantıları nedeniyle ulusal güvenliğe tehdit oluşturduğu gerekçesiyle savunurken, kamuoyunun genel kanaati ise bu hamlenin, Venezuela’nın zengin petrol rezervleri üzerindeki nüfuzu artırma amacı taşıdığı yönünde.
ABD Başkanı Donald Trump, bu hamlesine 19. yüzyılda ABD Başkanı James Monroe tarafından ortaya atılan Monroe Doktrini’ne atıfla “Donroe Doktrini” adını verdi. 1823’te ilan edilen Monroe Doktrini, Avrupa devletlerinin Amerika kıtasına müdahale etmesine ve yeni sömürgecilik girişimlerine karşı çıkıyordu. Doktrin, Batı Yarımküre’yi ABD’nin etki alanı olarak tanımlarken, bu bölgedeki dış müdahalelerin kabul edilmeyeceği mesajını veriyor; 20. yüzyıl başında Theodore Roosevelt döneminde ise ABD’nin Latin Amerika’ya müdahalelerini meşrulaştıran bir çerçeveye dönüştü.
Soğuk Savaş yıllarında ABD’nin dış müdahaleleri, bu kez “komünizmle mücadele” söylemiyle gerekçelendirildi. Washington, yalnızca Güney Amerika’da değil, Sovyetler Birliği ile nüfuz mücadelesi yürüttüğü pek çok ülkede çeşitli araçlarla iç siyasal süreçlere müdahale etti. Buna rağmen hafızalarda en güçlü iz bırakan örnekler, 1950’lerde Guatemala ve Paraguay’da, 1960’larda Brezilya’da, 1970’lerde ise Şili, Arjantin ve Bolivya’da yaşanan askeri darbeler oldu. Bu müdahaleler ABD’nin doğrudan, dolaylı ya da süreci kolaylaştırıcı rolleriyle en dikkat çeken örneklerdi.
İşte ABD’nin Güney Amerika’da gerçekleştirdiği en kritik müdahalelerden bazıları:
1954
Guatemala Darbesi
1954 yılında Orta Amerika ülkesi Guatemala’da, demokratik yolla seçilmiş Devlet Başkanı Albay Jacobo Arbenz Guzmán, CIA destekli bir darbeyle devrildi. Arbenz hükümeti, ülkede kapsamlı toprak reformları başlatarak ABD merkezli United Fruit Company’nin (Chiquita Brands
1973
Şili Darbesi
1970’ler boyunca ABD, Güney Amerika’daki sol hareketleri engellemek amacıyla sağcı-askeri rejimlere destek olma politikasını devam ettirdi. Bu yaklaşımın en çarpıcı örneklerinden biri, 11 Eylül 1973’te Şili’de gerçekleşen askeri darbe sırasında görüldü. General Augusto Pinochet liderliğinde ordunun yönetime el koyduğu bu darbede, seçilmiş sosyalist
1989
Panama’nın İşgali