Yamalı Bohça: 1982 Anayasasının Değişim Serüveni
TBMM’nin açıldığı ekim ayında da gündem yine anayasa. Anayasa değişikliği tartışmaları 14 Mayıs seçimlerinden önce başlamış ve başörtüsünün anayasal güvenceye alınması ve evlilik birliğinin tanımlanması ile ilgili anayasa değişikliği teklifi komisyonlarda tartışılıp kabul edilmişti. Yeni meclisteki sandalye dağılımı ise bir anayasa değişikliği için geniş çaplı bir uzlaşıyı gerekli kılıyor. Bu uzlaşının tartışılan değişiklik taslağı üzerinden ne kadar sağlanabileceği ise meçhul. 
1980 askeri darbesinden sonra hazırlanan 1982 Anayasası kabul edildiği günden bu yana her dönem değiştirilmesinin gerekliliğiyle gündeme geldi. Siyasi partilerin bir araya gelmesi ya da halkoylamaları yoluyla da defalarca değişime uğradı. 
1982 Anayasası üzerinde yapılan değişiklikleri derledik. 
1987
Siyasi Yasakların Kalkması

Siyasi Yasakların Kalkması

1982 Anayasası’nda yapılan ilk değişiklikler 1980 askeri darbesi sonrasında yapılacak ikinci seçime yaklaşırken gerçekleşti. ANAP hükümetinin dördüncü yılına girdiği 1987’de askeri darbe nedeniyle 1980 öncesi Türkiye siyasetinde önemli roller oynayan birçok figür yasaklı durumdaydı. Bu konunun etrafında gelişen bir anayasa değişikliği talebi kamuoy
1995
Siyasi Alanın Genişlemesi

Siyasi Alanın Genişlemesi

Türkiye siyaseti 1990’larda siyasi yasaklı liderlerin de oyuna katılmasıyla mecliste birçok partinin temsil edildiği bir döneme giriş yaptı. Birçok farklı sesin siyasal alanda yer bulduğu bu dönemde ortaklaşılan en önemli konu 1982 Anayasasının mevcut haliyle bu çok sesli ortamı yönetemediği yönündeydi. Bu durum da 1995 yılında yapılan geniş çaplı
2001
Sivil Alanın Genişlemesi

Sivil Alanın Genişlemesi

1999 yılında Finlandiya’da gerçekleşen AB Helsinki Zirvesi’nin ardından aday ülke statüsü kazanan Türkiye, tam üyelik için AB’ye uyum sürecinde birçok anayasa değişikliği gerçekleştirdi. Bu değişiklikler büyük oranda temel hak ve özgürlüklerle ilgili olup, özgürlüklerin güçlendirilerek anayasal güvenceye alınması amaçlandı. Özel hayatın gizliliği,
2007
Cumhurbaşkanının Halk Tarafından Seçilmesi

Cumhurbaşkanının Halk Tarafından Seçilmesi

2007’de dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in 7 yıllık görev süresi sona erdi. TBMM’de çoğunluğu elinde tutan AK Parti kendi cumhurbaşkanı adayı olarak Abdullah Gül’ü gösterdi. Gül’ün aday gösterilmesi toplumda bazı gruplarda cumhurbaşkanın eşinin başörtülü olması, uzlaşı yoluyla belirlenmemesi gibi nedenlerle tepkilere neden oldu, mitingler
2010
Askeri Darbenin 30. yılında Halkoylaması

Askeri Darbenin 30. yılında Halkoylaması

2007’de yaşanan cumhurbaşkanlığı seçimi krizi başta Anayasa Mahkemesi olmak üzere yargı organlarının siyaset üzerindeki etkisini tartışmaya açtı. 2008’de başlayan Ergenekon soruşturmalarıyla da devlet kurumları içinde bazı grupların hükümeti devirmeye yönelik girişimleri olduğu iddiaları siyasi gündemi yoğun şekilde meşgul etti. Bu ortamda AK Parti
2017
Cumhurbaşkanlığı Sistemine Geçiş

Cumhurbaşkanlığı Sistemine Geçiş

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin yolunu açan 2007 halkoylamasından sonra bu sistemin uygulandığı ilk seçim olan 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde oyların % 51,8’ini alan Recep Tayyip Erdoğan halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu. Fakat halk tarafından seçilen bir parlamento ve bunun içinden çıkan başbakanın yanında yine halk tar