Bilimsel araştırmalara bakıldığında bu yanılgının ortaya çıkmasında köpek balıklarının insanlardan farklı olarak iskeletlerinin sadece kıkırdaklardan oluştuğu, kan damarlarının içermeyen bir iskelete sahip olmalarından kaynaklı olarak biyolojik özelliklerinin hatalı şekilde “tüm kansere dirençli” olarak yorumlanmasına yol açtı. Cancer Research UK’in
yaptığı araştırmaya göre, köpek balığı kıkırdağının kanser tedavisi olarak kullanılmasını desteklemediği ve geleneksel kanser tedavileri (kemoterapi, radyoterapi gibi) yerine kullanılmasının sağlık için çok zararlı olabileceği konusunda verdiği bilgilere ulaşılıyor. Köpek balığı kıkırdağının kanser hücrelerinin büyümesini durdurabileceği teorisi, kıkırdağın kan damarı içermemesine ve laboratuvar çalışmalarında bazı bileşiklerin kan damarı oluşumunu engelleyebileceğinin gözlemlenmesine dayansa da, bu etkinin insanlarda kanıtlanmadığı vurgulanıyor. Hatta ileri evre akciğer kanseri hastalarında yapılan bir klinik çalışmada, saflaştırılmış bir köpek balığı kıkırdağı özütünün (Neovastat) kemoterapi ve radyoterapiye eklenmesinin hastaların daha uzun yaşamasına yardımcı olmadığı görülüyor. Ayrıca, mide bulantısı, tat alma duyusunda değişiklikler, kalsiyum seviyelerinde yükselme ve karaciğer sorunları gibi yan etkilere neden olabilir ve yutularak alınan formlarının (toz, kapsül) sindirim sisteminden emilemeyecek kadar büyük moleküller içerdiği düşünülmektedir.