Emin el-Hüseynî, 20. yüzyılın başlarında Filistin’deki Arap milliyetçi hareketinin önde gelen isimlerinden biri olarak biliniyor. 1921’de Kudüs Müftüsü olarak atanan el-Hüseyni, hem dini hem de siyasi bir lider haline gelmişti. 1936-39 arasında Filistin’de çıkan Arap isyanlarının lideri olduğu suçlamasıyla İngiliz Manda yönetimi tarafından hakkında yakalama kararı çıkarılan el-Hüseyni İtalya üzerinden Almanya’ya kaçtı. Bu dönemde İngilizlere ve Filistin’e yönelik Yahudi göçlerine karşı Almanya desteğini arayan el-Hüseyni, Kasım 1941’de Hitler ile bir görüşme
yaptı. Görüşmede Hitler Arap topraklarını işgal etmeme taahhüdünde bulunarak Arapların bağımsızlık çabalarını tanıyacağını belirtmiş. Filistin'de önerilen Yahudi anavatanının "ortadan kaldırılmasını" destekleneceğine ve "Filistin'de bir Yahudi yurduna karşı mücadelenin" Yahudilere karşı verilen mücadelenin bir parçası olacağını da
vurgulamış. Bu görüşmede Netanyahu’nun doğrudan belirttiği bir diyalogun geçtiğine dair güvenilir bir kanıt yer almıyor. Fakat bu görüşmenin sonuçları ve el-Hüseyni’nin soykırım planlarında herhangi bir rol alıp almadığı ile ilgili bir tartışma mevcut. Netanyahu’nun açıklamasından sonra ise birçok tarihçi konu hakkında görüş bildirmiş.